top of page
  • Black Twitter Icon
  • Black Instagram Icon

Gizli Aşkın İlahi Nefesi - Güven İleru

  • 4 Şub
  • 1 dakikada okunur

“Gizli Aşkın İlahi Nefesi”


Bir geceydi… gönlüm yorgun, dünya susmuştu,

Ay bir tespih tanesi gibi göğe asılmıştı.

Sessizliğin içinde bir nefes duydum

Ne rüzgâr, ne insandı, belki Rahman’ın sırrıydı.


“Ey gönül” dedim, “neden titrersin bu kadar?”

Bir ses dedi ki: “Çünkü sen O’ndan ayrı kaldın bu kadar.”

Yandım o an, içimde bir gül açtı,

Dikenine razı oldum, çünkü O’nun kokusuydu aşk.


Her şey O’ndan, her şey O’na,

Bir damla su bile O’nu anlatır denizde.

Kum taneleri secde eder, taşlar bile zikreder,

Ben mi susayım bu aşkın sözünde?


Aşk, bir gülün dudağında “Hu” demektir,

Bir gözyaşında sır, bir nefeste rahmettir.

Ne ben kaldım bu yolda, ne de dünya,

Her şey O’nda birleşti, her varlık O’nda kayboldu.


Yıllar geçti, ben hâlâ O’nu ararım,

Ne camide, ne dağda gönlümde ararım.

Bir dervişin ayak sesinde bulurum bazen,

Bazen bir çocuğun gülüşünde, bazen bir kuşun kanadında.


Bilir misin dostum, aşk bir aynadır,

Ne kadar ararsan, kendini onda bulursun.

O’nu seven, kendini terk eder,

Çünkü O’na varmak, benliğini yakmaktır.


Bir gün anladım:

Aşk, susmakmış aslında.

Çünkü dil ne dese eksik kalır,

O’nun adı her harfe sığmaz, her nefeste taşar.


Yandım, ey dost!

Bu yanış ateş değil, nurdur.

Yanan ben değilim,

Benlikten arınan bir kulumdur.


Gözlerim gördü O’nu her yerde

Bir yaprakta, bir yağmurda, bir kalpte.

Her şey “O” derken,

Ben artık sustum.


Ve bil ki, bu susuş bir bitiş değil,

Bir kavuşmanın ilahi sessizliğidir.

Çünkü âşık, sonunda anlar:

Aşk, “O”ndan gelir… ve yalnız “O”na döner.

Yorumlar


bottom of page