Nİsnengİ - Ahmet Halİl Utkuoğlu
- 27 Şub
- 1 dakikada okunur
Gazabın aynasında,
Enkazın ortasındayım,
Hak vaki olunca,
Ezilir ancak azgın gurur.
Sabırla isyan arasında,
Yirmi beş yaşındayım,
Yatsı ezanı okununca,
Dostum olur ehl-i kubur.
Ukûbat kazanında,
Mel'unun aşındayım,
Sıra bana gelince,
Ateşi harlar mendebur.
Ashâbü'l-karye diyarında,
Varlık davasındayım,
Eşk-e yâr paltoma sinince,
Gaybet oldu huzur.
Ömrümün yarısında,
Fenâ bir andayım,
Keder kalpten taşınca,
Kim benden taraf olur?
Hiçliğin kıyısında,
Uçurumun kenarındayım,
Kılıçtan keskin, kıldan ince,
Balçıktan bir sur,
Avcumu açtım hüdâya,
Kimsesizler kimsesi,
Hızır'ı beklemekteyim,
Belki o beni durdurur.
Mecalim yok kavgaya,
Zâlimlerin debdebesi,
Dârü'l harpte bîçareyim,
Şiddetiyle meşhur.
Ne vakit baksam semâya,
İşitmem rüzgar sesi.
Hatırlarım, esaretim,
Mahpus ve meshûr.
Terk edildim cefâya,
Kaderin en güzel hediyesi,
Nazenine hasretim.
Hüdhüd benden haber uçur:
"Bildim, neymiş Mecnun olmak,
Gaipten bir sızı, acıyla iç içe,
Derdime derman kisvesinde,
Kalbime saplanıp durur.
Sulh olmaksızın savaşmak,
Ne elem bir bilmece,
Verdiğim söz bezm-i elestte,
Bilmem ne vakit son bulur."
İstemem alışmak,
Her lahza daha kara gece,
Karanlığının zirvesinde,
Nûrdan yoksun ve menfur.
Tek arzum yaşamak,
Mesrur ve özgürce,
Arz denen dev tabutun içinde,
Sayılır mı affı olmayan kebir kusur?



Yorumlar